#kos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
#kos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mart 2017 Pazartesi

İzmir'den Yunan adaları

İzmir'in çevresindeki ilçeleri kadar, çok yakınındaki yunan adaları da bir o kadar güzel. Adalar kışın nispeten hareketsiz ve sıkıcı olsa da, baharda ve yazın bir o kadar eğlenceli ve hareketli. Adalara gidebilmek için shengen vizesi gerekli.

SAKIZ (CHIOS)
Çeşme'den yaz kış, yıl boyunca gidilebilecek rahatlıkla gidilebilecek, çeşmeye 1 saatlik mesafede, gayet güzel ve hoş bir adadır.  5. Büyük Yunan Adasıdır.  Sakız ağaçlarının çokluğundan dolayı adayı böyle adlandırıyoruz. Dünyanın en önemli sakız üretisidir ve adanın en büyük gelir kaynağıdır. Aynı iklime sahip Çeşme de de TEMA nın öncülüğünde 3000 in üzerinde sakız ağacı ekilmiştir.

Nasıl gidilir?
Sakız adası biletlerinizi Ertürk Lines, Turyol ve Ege Birlik firmalarının internet sitelerinden alabilirsiniz. Tüm yıl boyunca cumartesi ve pazar günübirlik gidebilirsiniz.  Yada cumartesiden gidip pazar akşamı dönebilirsiniz. Feribotun ücreti 25-30€ arasında. Feribotun tipine ve şirkete göre değişiyor. Mesela Ertürk'ün yavaş giden feribotu 25€ iken hada hızlı giden katamaranı 30€. Kışın yolcu sayısı az olunca iki tekne yolcularını birleştirip katamaranı çalıştırıyorlar. Yani yavaşa da bilet alsanız katamaranla gidiyorsunuz.

Gezilecek yerler
Sakız adasının merkezi de adayla aynı adla adlandırılır. Chios.  Merkeze yürüme mesafesindeki yel değilmenlerinizi görmeniz gerekir.  Sahil boyunca bulunan cafe ve restoranlar gayet güzel.  Yemek yemek için de türkiyeyle kıyaslarınca fiyatları gayet uygun. Fakat adaya olan türk akınından fiyatlar biraz yükseldi.  Maalesef euronun da agresif yükselişiyle eskiye göre fiyatların yükseldiğini söyleyebiliriz.  Burada tavsiye edebileceğim Delfinia. Eğer gece konaklayacaksanız akşam yemeği için sirtaki dinleyebileceğiniz, Sakız'ın yerlilerinin gittiği Hotzas (hocaz) taverna müziği, yemekleri ile ideal bir yer.  Geceleme için Chandris oteli tavsiye edebilirim. Adanın diğer bölümlerini araba kiralıyarak gün içinde gezebilirsiniz.  Kışın 25-30 euroya araba kiralanabilir.  10 euroluk benzinle de adayı turlayabilirsiniz.
Hotzas (hocaz)
   
             





Pirgi: siyah&beyaz geometrik desenli, taş ve kemerli evleriyle tam bir ortaçağ hissi veriyor.  Pirgi ismini meydanındaki kuleden alıyor.  Pirgos, kule anlamına geliyor.
pirgi
mesta sokakları
Mesta: korsanlardan korunmak amaçlı yapılmış bir ortaçağ kale köydür.  Köye giriş ve çıkışlar güvenlik amaçlı sadece iki kapıdan yapılmaktaymış. Birşekilde düşman içeri girse bile köyün labirent şeklindeki mimarisinde kolayca kaybolup köy sakinleri tarafından kolaylıkla alt edilirlermiş.

Mesta ve Pirgi'den sonra, merkeze dönerken volkanik püskürme sonucu oluşmuş Mavra Volia sahiline uğrayın.  Her taraf siyah çakıl taşı.  Dalgaların taşları hareket ettirmesiyle çıkan ses insana keyif veriyor.

Mavra volia yakınındaki Emporios koyunda yemek yiyebilirsiniz.

Eğer adada birkaç gün tatil için kalacaksanız denize girmek için komi beach ve Karfas' ı tavsiye ederim.

Sakız adasında Mytos bira denemeden, deniz ürünleri ile ouzo içmeden, sakız likörü denemeden, soğuk bir frappe yudumlamadan dönmeyin.

SAMOS:
Yaz sezonunda Kuşadası ve seferihisardan gidilebilecek en pratik ve güzel alternatiflerden bir diğeri de Samos yada bizdeki diğer adıyla Sisam adası.  Seferihisar, Gümüldür ve Kuşadasından çok net gördüğümüz Yunan adası.  Ülkemize en yakın olduğu nokta sadece 2-3 millik mesafe ile Dilek yarımadası Milli Parkıdır. Ulaşım nisan ayından ekim sonuna kadar Kuşadası Ege Port Scala Nuevo, yani cruise gemilerinin yanaştığı limandan her gün sağlanır.  Yine 1 saatlik bir yolculuğun ardından Samos'un Vahti limanına varabilirsiniz. Feribot firmaları Meander Travel ve Barel Travel ücretleri ise tek yön alınırsa 40€ gidiş geliş ise 60€. Yazın dev gibi cruise gemilerinin arasında ceviz kabuğu gibi kalan teknelerle hareket etmek oldukça hoş bir tecrübe.

Vahti nin küçük bir çarşısı ve yine her yunan adasında olduğu gibi sahil kordonunda cafe ve restoranları bulunur.
Samos yazın deniz ve güneş yapmak için çok uygun bir ada. Adanın güney kısmına düşen Vahti'de limana yürüme mesafesinde güzel plajlar bulunur. Gagou beach bunlardan bir tanesinir.  Burdaki otelin restoranını ve plajını kullanabilirsiniz. Giriş ücreti yada şezlong, şemsiye parası söz konusu bile değil.  Sadece yiyip içtiğinizi ödüyorsunuz.  Fiyatları da gayet makul.       


Gagou Beach

           



İzmir'den başka bir Samos alternatifi de Seferihisar'dan başlamış olan Sığacık-Karlovası seferleridir. Samos Star isimli feribotla yaz ayları kuşadası-vahti güzergahına farklı bir alternatif.  2017 için feribot fiyatı 29€ gibi çok da makul bir fiyata.  Tek handikapı yolculuğun daha uzun, 2 saat sürmesi.  Fakat feribot büyük ve güvenli. Deniz yolculuklarını seven ve özleyenler için keyifli bir seyahat. Karlıovası  Samos'un kuzeyinde kalıyor.  Ben ordayken deniz çok hırçın ve dalgalıydı. Biz de deniz yerine bol bol adayı gezdik. Gerçi gezimiz de 15 ağustos Meryem Ananın föğe yükseldiği güne denk geldiği için yunanistanda dini tatildi ve çoğu dükkan kapalıydı. Siz buna dikkat edin :)

  


Samos ayrıca ünlü matematikçi ve filozof Pisagor'un doğduğu ada. Fırsat bulursanız onun adını taşıyan Pythagoria köyününde ziyaret edebilirsiniz.  Samostan alınabilecek ilginçbir hediyelik de Pisagor'un tasarladığı adalet kupasıdır. Bu kupanın altında bir delik bulunur.  Belli bir seviyeye kadar doldurulduğunda bir sıkıntı yok fakat bu seviye geçildiğinde içindeki bütün sıvı alttakş delikten akıp gider.  Anlamı da eğer elimizdekilerle yetinmezsek, çok daha fazlasını istersek elimizde olanı da kaybederiz.

PATMOS
Yine Kuşadasından Meander turizm ile geçilebilecek küçük hoş bir yunan adası. Adanın önemi, Hz İsa'nın havarisi Aziz Yahya (st John), Pagani Roma imparatoru Domitian tarafından Patmos'a sürgün edilmiş. Aziz Yahya da İncilini (Apocalipsis) bu ada da yazmış. Adada Aziz Yahya adına inşa edilmiş bir klise de bulunuyor. Çok dindar Hristiyanlar bu önemi nedeniyle adayı ziyaret ediyorlar.  Aziz Yahya'nın mezarı da Selçuk da St John bazilikasında bulunuyor.

KOS
Ekim ayındaki 2 gün 1 gecelik Kos gezintim sonrası favori adam oldu. Bodruma sadece 20 dakikalık uzaklıkta. Yıl boyunda bodrumdan feribotlar var. Kış sezonunda bodrum cruise limanından yaz sezonunda Turgutreis’den geçilebilir. Bodrumun da İzmir’e iki ikibuçuk saat mesafede olduğunu düşünürseniz, ctesi sabahından gidilip Pazar akşamı rahatlıkla dönebileceğiniz bir haftasonu tatili planlayabilirsiniz. Biletler gidiş dönüm 30-35 euro civarında. İlk gün adanın merkezini ikinci gün de araba kiralayıp adanın diğer kesimlerini gezmeniz mantıklı. Fiat Panda tarzı araçların kirası günlük 30 euro ve yakacağınız benzin de 10 euro. Birçok yerden temin edebileceğiniz ada haritaları ile yolunuzu kolaylıkla bulabilirsiniz. Zia köyü, Asklepion (sağlık kopleksi) ören yeri, Kefalos, Mastikari gibi köylerini görebilirsiniz.

                       



Kos tıbbın babası Hipokratın doğum yeri. Merkez’deki meydand aHipokratın ağacını ve Osmanlı eserlerini ve çarşısını gezebilirsiniz. Merkezdeki plajlardan da denize girilebiliyor. Denizi bir harika.
İzmir’den Sakız ve samos adalarını görenler için öncelikli tavsiyem Kos adasını da görmeleri.  Kos ile ilgili daha detaylı bilgili bloğumdaki Kos bölümünde görebilirsiniz. Linki  :
https://geziuzerine.blogspot.com.tr/2016/12/kos-istankoy.html
Yine Bodrumdan ulaşılabilecek diğer adalar da Kalimnos ve Leros. Bu adaları henüz gezemedim ama yapılacaklar listemde. Özellikle Kalimnos için en güzel yunan adalarından biri olduğu söyleniyor. Bodrumun 70’li 80’li yıllarını andırıyormuş. Yani betonlaşmamış ve kalabalıklaşmamış halini.


4 Aralık 2016 Pazar

Kos, İstanköy

Sakız, midilli, samostan sonra gezme sırası Kos'a geldi. Bu adalar arasında en çok Kos'u beğendim. Turgutreis'ten fetibotla 30 dakkikalık mesafede. Yunanistan'ın 12 adalar vilayetine bağlıdır. Shengen vizesi olup da yolu Bodruma düşen herkesin gitmesini tavsiye ederim. Feribot biletlerini internetten 35eurodan aldık.  Gidişimiz 1 ekim dönüşümüz 2 ekim. Gittiğimiz dönem sezonun sonlarına denk geldiği için Kos sakindi. Ama hava süperdi.  Sonuçta ege.

İlk günümüz pasaport kontrolünden sonra otelimize yerleşmemizle başladı.  Otelimiz merkeze yürüme mesafesinde, Marinanın tam karşısında küçük bir oteldi. İsmi Kos Bay Hotel. 2 yıldız. Fiyatı kişi başı 11€. Kahvaltı dahil.  Şaka gibi bir fiyat.  Sezon sonu olması nedeniyle tabiki bu fiyat. Ve de gerçekten çok temiz ve güzel deniz manzaralı odaları var.

Otelden sonra merkezini keşfetmeye başladık.  Kuzenim oğuz önderliğinde çarşısını dolaştık ve sağolsun arkadaşlarla bütün hediyelikçilere girip çıktık :)

Merkezde görülebilecek yerler: hipokratın ağacı.  Kale.  Osmanlı eserleri.  Çarşısından sonra beachlerinin olduğu sahilde yürümeye başladık.  Yazın isveç, norveçli gençlerin doldurduğu, dj lerin, plaj partiletinin eğlenleleriyle meşhur olan beach clupler nispeten sakinleşmiş ve yaş ortalaması baya bi yükselmiş :((

Biz Jacksons adlı beach i seçtik.  Dekorasyonu çok başarılı. İçerde foto çekmek hesapta yasak ama bir kaç kaçamak yaptık. Eski chopper tarzı motorları sevenler bayılır.  Fiyatlar çok makul.  Giriş, şezlog, semsiye ücreti yok. Wi-fi sorunsuz.  Bira 3 €, frappe 2€ gibi cok makul fiyatlar. Denizi harika. Yüzüp biraz güneşlendikten sonra akşam yemegimiz icin otele donup hazırlanmak için kalktık. Jacksons'ın biraz ilersinde Caravelle ve arka sokağında Nick the fisherman denen balık restoranlarına rastlıyoruz.  İkisi de çok başarılı, meşhur ve fiyat olarak makul yerler. Zaten şimdiye kadar hiçbir yunan retoranında kötü süprizlerle karşılaşmadım. Ne Atina ne de yunan adalarında.  Bizdeki gibi restoranlar arası fiyat uçurumları onlarda yok.  Rakı balık yapınca ödenen faiş fiyatlar yok. Ouzo ve balık ürünleri gerçekten bize kıyasla gayet uygun.  Nasıl oluyor, aynı deniz, aynı coğrafya. Bizdeki fiyatlar bu kadar yüksek çıkıyor. Caravelle bir taverna. Canlı müzikli süper eğlenceli. Sahibi de izmir, Bornovalı. İnsan mezelerle, yunan salatasıyla doyuyor. Açgözlülük yapıp bol  sipariş vermeye gerek yok.  Zaten yunanlılarda porsiyonlar büyük. Bir buçuk galiba sadece bizde var. Onların bir porsiyonu bizim nerdeyse iki porsiyonumuza bedel :)
Midye tava, kalamar kızartması, dolması, barbunu, sardalyesi, ahtapotu, yunan salatası ile 4 kişi tıka basa doyduk.  3 tanede 35 lik ouzo Plomari Götürdük. İçtiğim en güzel ouzo diyebilirim. Hesabımız 80€  Pek yeme içmeyi anlatmayı sevmem ama bu kalite, bu fiyatlarla herkesin faydalanmasını isterim. Üstelik bilinenin aksine Türk dostu, misafirperver, birçok adetlerimizin ortak olduğu ve geçimini çoğunlukla turizmden kazanan yunan dostlar. Devletlerimizin sorunları olabilir ama halklar kesinlikle dost, dost kalmalılar. Sonuçta ilelebet komşuyuz.

Yemek sonrası barlar sokağından geçiyoruz.  Yüksek sezondaki kadar kalabalık yok. Yazın mekanlar iskandinavyalı gençlerle dolu oluyormuş. Hatta bazı işletme sahipleri de onlarmış.                             
Ertesi gün kahvaltımızdan sonra küçük bir Fiat Panda kiralayıp adayı turluyoruz. araç kirası günlük 30€, tüm adayı turlamaya 10€ luk benzin yetti. Öncelikle tarihteki ilk iki hastane kompleksinden biri olan Asklepion' a uğruyoruz.  Diğer asklepion Bergama da. Sonuçta tıbbın babası Hipokratın doğduğu ada burası. Giriş 8 euro. Arkeolojiyle ilgilenenler gezebilir.  Burdan ZIA' ya geçiyoruz. Bizim Şirinceyi andırıyor.  Dağın tepesinde.  Güzel deniz ve tuz gölü manzarası var. Hediyelikçiler ve tavernalar var. Zia'dan adanın güney sahilinde olan Kardamena'ya iniyoruz.  Karşı tarafımız Datça. Şirin bir sayfiye yeri.  Pansiyonlar, tavernalar, yazlık evler var. Sahil yolunda Kefalos yönüne devam edince beachleri görüyorsunuz. Kefalos da bir de Club Med bulunuyor. Kefalosdan sonra adanın kuzey tarafına geçince yine deniz kenarında küçük kasaba Mastikari'ye varıyoruz. Karşı kıyımız artık Bodrum. Buradada tipik oteller, güzel bir plaj ve restoran yani tavernalar var. Burdada Nostos adında şirin bir restorantta balık meze ağırlıklı yemeğimizi yiyip Kos merkeze dönüyoruz. Saat 18:00 sularında olan feribotumuza biniyoruz. Anlaşıldığı üzere günü birlik adalanın diğer kesimleri araç kiralanıp gezilebiliyor. Fakat tavsiyem geniş zaman ayırıp denize de girmek yada adanın bu taraflarında da konaklamak. 

Kos en güzel yunan adalarından birisi. Bazılarına göre Kalimnos daha da güzelmiş. Bodrum'un 70'li 80'li yıllarını, kalabalıklaşmadan önceki halini anımsatıyormuş.  Bir dahaki sefere artık inşallah orası da.....