17 Eylül 2017 Pazar

Datça Türkiye'nin cennet köşelerinden


Datça         (03 eylül 2017)
Balı, bademi ve balığıyla meşhur Datça'mız dünyanın oksijen bakımından sayılı zengin yerleri arasında. Akdeniz ve Ege'nin kesişme noktası olan Datça yarımadası bir ok gibi denize uzanır. Üç tarafı denizle çevrili olduğu için sürekli rüzgarlıdır. Çok sayıda bük diye adlandırılan koyu ve plajı vardır. Palamut bükü, ova bükü, hayıt bükü, kızıl bük, domuz çukuru, kargı koyu, Mesudiye ve körmen koyları gibi.
Bük ‘ün sözlük anlamı: ova yada akarsuların yakınındaki ot birikintileri. Sazlıktır ;)


Kışın nüfusu 15-17 bin olan Datça'nın son yıllarda turizme kazandırılan butik oteller, yat limanı diğer tesisleri ile yazın nüfus yoğunluğu artmaktadır. Halkının geçim kaynağı turizm ve çağla, defne yaprağı, kekik, keçiboynuzu toplayıcılığıdır. Bölgeden elde edilen zeytin yağı yine bölge içinde  tüketilmekte dışarıya satılmamakta. Ayrıca badem yağı da önemli bir gelirdir. Datça Sındı köyünden olan arkadaşım Selda, bu ürünlerin köy kooperatiflerinde çok daha uygun satıldığını söyler...

Bu kadar doğal bir yerin insanlarının da  sağlıklı olmaları kaçınılmaz. Antik çağlarda da bu durum farklı değilmiş. Coğrafyanın babası Amasyalı Strabon "tanrı insanların uzun yaşamasını istiyorsa onları Datça’ya gönderir" demiş. İspanyol denizciler de cüzzamlı hastaları buraya bırakırlarmış. Onlarda sağlıklarına kavuşup uzun yıllar yaşarlarmış.

Son Osmanlı padişahlarından V. Mehmet Reşat’ın adıyla anılan Reşadiye, Cumhuriyetimizin ilanından sonra Datça olarak değiştirilmiş. Reşadiye günümüzde eski Datça yakınlarında bir köy olarak ismini sürdürmekte.

eski datça
Eski Datça demişken Can Yücel'i anmadan olmaz. Bugün Eski Datça eşittir Can Yücel diyebiliriz. Küçük şirin bir köy olan Eski Datça'da Can babanın evine ve vakit geçirdiği Karya Çay Bahçesi (Orhan'ın Yeri) 'ne uğramadan olmaz. Can Yücel, Atatürk dönemi Milli Eğitim Bakanımız Hasan Ali Yücel'in oğlu. Hasan Ali Yücel hepimizin bildiği Köy Enstitülerinin kurucusudur. Kaldırılmaları maalesef çok büyük bir hata olmuştur.
   


Eski Datça Knidos Antik kentinin ilk kurulduğu yerdir. Şehrin büyümesi ve ticaretin gelişmesiyle Datça yarımadasının en uç noktasına taşınmış. Bölgede Dorlar hüküm sürmüşler ve 6 şehirden oluşan bir birlik kurmuşlar. Bunlar Knidos, Halikarnasos, Kos ve üçü de Rodos’taymış. Başkent ise Knidos imiş.
Antik Dünyanın Yedi harikasından biri olan İskenderiye Deniz Feneri'nin mimarı Sostratos da burada yaşamış. Knidos ayrıca ilk çıplak tanrıça heykeli olan Afrodit heykeli ile de bütün dünyaya nam salmış.

Datça' da bulunan Mehmet Ali Ağa konağı 19yy. Anadolu Türk mimarisinin çok güzel örneklerinden ve şu an bir butik otel. Datça sahilinde irili ufaklı kafeler ve balık restoranları mevcut. Merkezindeki plajdan da denize giriliyor. Yemek için tavsiye edebileceğim uygun ve çok lezzetli olan Zekeriya Ev yemekleri kesinlikle denenmeli. 

             



Datça etrafındaki diğer görülebilecek yerler Mesudiye, Perili köşk plajı, Reşadiye. 
Datça Marmaris merkez ve İçmeler'e bir buçuk saatlik mesafede. Kız kumu ve Selimiye de bir saatlik mesafede bulunuyor. 
Bodrum'dan Datça'ya tarifeli feribot seferleri ile 105 dk. da ulaşmak da mümkün. 


Bölgede bulunan dalış okullarında su altının güzelliği de görülmek için dalış yapılabilir. Bölge eski deniz ticaret yolu üzerinde olduğu için su altı arkeolojisi yönünden çok zengin. Bodrum su altı arkeolojisi müzesinin iki önemli batığı Boz Burun ve Ulu Burun batıkları civar koylardan çıkartılmış. Boz burun Marmaris ve Ulu Burun Kaş'ın koyları olup görülmesi gereken diğer cennet koylarımızdan.....

        

https://www.turquiahora.com/blog/visit-turkey-now