30 Mart 2017 Perşembe

İzmir’den Eskişehir Gezisi


Hızlı tren sayesinde İstanbul ve Ankara’dan Eskişehir'e iki buçuk saatte ulaşmak mümkün. Fakat İzmir’den ulaşım şehirler arası otobüslerle beş buçuk, altı saati buluyor. Buzlu seyahat Eskişehir firmasıymış. Onu da tercih edebilirsiniz. Tren ile Basmane garından akşam 19:15 treni sabah 7:50 de Eskişehir’e varıyor. Dönüş ise Eskişehir’den 22:45 kalkış, İzmir varış 11:06. Yataklı vagon seçip ailecek gidilebileceği gibi Pullman vagonunu seçip çok uygun fiyata da gidebilirsiniz.  Otobüs biletleri 45-55 tl tek yön. Tren 37 tl den başlıyor.

Eskişehir gezisi için 1 gece 2 gün yeterli. Sabah erken İzmir’den çıkarsanız bir gece konaklayarak 2 günde önemli noktalarını gezebilirsiniz. Tabi tadını sindirerek çıkartmak için 2 gece konaklayarak daha geniş bir zamanda daha zevkli bir gezi düzenleyebilirsiniz. Eminim Eskişehir’i bir kez gören tekrar gitmek isteyecektir.

Eskişehir için, parklar, heykeller, müzeler, köprüler, sanat ve kültür şehri diyebiliriz. Bunların büyük kısmını Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’e borçluyuz. Eskişehir'i gördükten sonra diğer şehirlerimizin başkanları şapkalarını önlerine koyup düşenmeleri lazım.
Eskişehir’in sert bir iklimi var. Kışları soğuk ve karlı. Gezmek için ideal mevsim ilkbahar ve sonbahar.

Şehirde Osmangazi ve Anadolu üniversiteleri olduğundan tam bir öğrenci sehri.
Tam bir kullanıcı dostu şehir. Gördüğüm tüm kaldırımlar engelliler için düzenlenmiş. Bisiklet ve yürüyüş yolları düşünülmüş. Bunlardan önemlisi araçlar yayalara, bisikletlilere saygılı. Bisiklet kullanımı yaygın.

Gecesi de ayrı bir güzel. Tüm caddeler, alışveriş ve eğlence mekanları ışıl ışıl.

Eskişehir hakkında duyduklarımda dolayı olan yüksek beklentilerime rağmen, şehir beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı. Aksine artılarını gördükçe olumlu yönde şaşırtmayı da başardı. Prag ve Budapeşte’yi çok beğenen birisi olmama rağmen bence Eskişehir onlardan da başarılı bir şehir.
Şehir Balkan, Kırım ve Kafkaslardan çok göç almış. Bunun için şehirde çekik gözlü insanları bolca görebilirsiniz.


     


Şimdi Gezip Görülecek Yerlerinden bahsedelim,
Eskişehir otogarına varınca gündüz şehir içi servisleri olmadığı için tramvay (estram) ile Odunpazarına geçtim. Bilet 2.75tl.  Tramvaydan Atatürk Lisesi durağında indim. Odunpazarı evlerini hemen farkediyorsunuz. Odunpazarı, şehrin Osmanlı döneminden kalma, şehrin tarihi dokusunu yansıtan en güzel bölge. Restore edilen ev ve konaklar Butik otel, hediyelik eşya dükkanı, kafe ve müze olarak kullanılıyorlar. Meşhur Balmumu müzesi, Çağdaş Cam Sanatları Müzesi, Kurşunlu Camii ve Külliyesini, Atlıhan Çarşısını ve Kurtuluş Müzesini görebilirsiniz. Balmumu müzesi saat 17:00 de kapandığı için Kurşunlu külliyesindeki lületaşı müzesi ve el sanatları bölümlerini gezdim. Bu kısımda beyaz altın diye tabir edilen lületaşından yapılan ürünleri, ebru, minyatür ve tezhip eserleri görebilirsiniz. Külliyenin bir bölümünde ise sıcak cam üfleme sanatı gösteriliyor.
Odunparı’ndan yürüyerek Porsuk Çayın’da goldol ve tekne turlarının yapıldığı Köprübaşı’na geçiyorum. Yürüdüğüm Hamam yolu ve paralelindeki İki Eylül Caddeleri alışveriş yapmak, yemek yemek için güzel ferah caddeler. Hazır yemek konusu acıkmışken bu konuya da değinelim…

      
     



Gördüğüm kadarıyla eskişehir’in dondurmacıları ve pastahaneleri çok nezih ve iştah açıcı. Köfteleri meşhur. Ara sokaklardaki esnaf lokantaları gayet uygun ve güzel. Fakat klasik olarak Eskişehir denilince akla ilk olarak çibörek (çi=güzel) geliyor. Nedense Papağan çibörek çok meşhur. Adet 2,5 tl. Porsiyonu (5 çibörek) 12,5 tl. Başka çibörekçilerde porsiyon artı ayran 8,5 tl bulabilirsiniz.         
Başka bir lezzeti de Balaban Köftesi (balaban=büyük). Altı pide, üstü salçalı yoğurtlu ve terayağ soslu köfte. İskenderin köfteli versiyonu diyebiliriz. Onu da meşhur Abdüsselam da yemeniz tavsiye ediliyor. Porsiyonu 15tl. Bir porsiyonu bile gayet doyurucu.                                                                   Ayrıca boza sevenler Karakedi bozayı bulup denesinler. Bardağı 2tl. Kilosu 8 tl. Bilenler Vefa bozasıyla karşılaştırmasını yaparsa sevinirim J                                                                                     Şehrin birçok noktasında şubesi bulunan Pino Hamburgeri de, özellikle çocuklu aileler deneyebilir. Bir Eskişehir markası olan Pino’nun dekorasyonu gayet başarılı. Rus salatalı hamburgerlerini Eskişehirliler çok seviyor. Ama izmir’in Ohannes 'inin sunumu ve tarzı daha başarılı.

  

Porsukta tekne ve goldol turu da yapmadan olmaz. Köprübaşındaki gişeden biletinizi alıp sıranızın gelmesini bekliyorsunuz. Tekne turu 12 dk sürüyor kişi başı 5 tl. Gondol gezisi ise 10 dk sürüyor ve 30tl tutuyor.
Porsuk kenarındaki otelime yerleştikten sonra Porsuk kenarında gezintiye çıktım. Yol boyu ışıl ışıl, cafeler hareketli. Şehrin başka bir nezih caddesi olan Doktorlar caddesine varıyorum. Trafiğe kapalı olan bu caddede sadece tramvay işliyor. Hemen paralelinde barlar sokağı adından da anlaşıldığı gibi içkili bar ve restoranların olduğu, gençlerin uğrak yeri. Buradan eski sebze hal binasından çevrilmiş Haller Gençlik merkezine varıyorum. Dış ve iç tasarımı şahane. Amerikan tarzı bir dekorasyonu var. Büyük avizeler, ortada masalar ve etraflarındaki fast food restoranlar, çok başarılı bir aydınlatma, ısıtma ve dekor. İçinde aynı zamanda bir nikah salonu bulunuyor.  AVM gezmek isteyen, buradan önünde upuzun tarihi bir baca buluna Espark AVM’yi hemen farkedecektir.

      

2. Gün
Sabah porsuk boyunca yürüyerek, rengarenk köprüleri geçerek Tülomsaş’a varıyorum. Tülomsaş dizel ve elektrikli römorklar üreten bir fabrika. Türkiye’nin ilk %100 yerli otomobili Devrim 1961 yılında Cemal Gürsel’in emriyle burada yapılmış fakat ne hazin ki seri üretime geçirilmemiştir. O dönem yapılan 4 adet Devrim’in bir tanesi burada cam bölme içinde sergilenmekte. Görmek isteyenler, fabrikanın güvenlik görevlisi eşliğinde, fabrikanın mesai saatleri içinde Devrimi görebilirler. 
Daha sonra eski Stadyumdan kalkan 38 numaralı dolmuş ile Sazova parkına geçiyorum. Dolmuş ücreti 2.25tl. Onbeş dakikada parka varıyoruz.                                                                                             
      
         
Sazova Parkı (Bilim, Sanat ve Kültür Parkı)'nın görülecek bölümleri Masal Şatou, May Flower korsan gemisi, Türk Dünyası Şahaserleri Parkı, Bilim deney Merkezi, Sabancı Uzay Evi, Hayvanat Bahçesi ve Eti Sualtı Dünyası. Girişler tam 3 tl öğrenci 1,5 tl. Gezeceğiniz yerlere biletlerini ayrı ayrı alarak girebilirsiniz. Hepsi de gayet başarılı, görülmeye değer yerler. Ayrıca ücretsiz tren ile parkta gezintiye çıkabilirsiniz. Arabasıyla gidenler parkın dışındaki otoparka arabalarını bırakabilirler. Otoparkın günlük ücret, 3,5 tl

Parkın hemen yanındaki yeni Eskişehir Attürk Stadyumunu göreceksiniz. Tam bir futbol mabedi olmuş.
         


Park gezintimden sonra çocuklar gibi şen bir şekilde yine 38 numaralı dolmuşla merkeze dönüyorum. Artık merakla gezmek istediğim Yılmaz Büyükerşen Balmumu Müzesini gezme vakti. Ziyaret saatleri H.İçi 10:00-12:30 ile 14:00-17:00  Hafta sonu 10:00-12:30 ile 14:00-17:30. Pazartesi hariç haftanın hergünü açık. Tam 10tl öğrenci 5tl.  Los Angelas Madam Tussaud’u da gördükten sonra merak ettiğim Balmumu müzemizi gerçekten çok beğendim. Atatürkümüz, silah arkadaşları, sanatçılarımız, politikacılar, yazarlar. Gerçekten dop dolu bir müze olmuş. Heykeller sanki hareket edeceklermiş gibi ve çoğunu gerçeğinden ayırmak imkansız. Yılmaz Büyükerşen Başkanımızı tekrar tebrik ederim.


     


Eskişehir Otogarının hemen karşısında meşhur Kentparkı görmek mümkün. Denizi olmayan ile Büyükerşen başkan Plaj yapmış. Porsuk çayının bir kolu filtre edilip klorlanarak halk plajına ve olimpik yüzme havuza verilmiş. Parktaki gölet, yürüyüş yolu, heykeller ve çibörek restoranı, cafeleri ile yaz ayları tam bir çekim merkezi

             



Eskişehir hakkında anlatılacaklari yapılacaklar daha çok. Fakat 2 günlük limitli bir zamanda maksimum yapabildiklerimi size aktardım. En kısa zamanda tekrar Eskişehir’e yolumun düşeceğini biliyorum :)

6 Mart 2017 Pazartesi

İzmir'den Yunan adaları

İzmir'in çevresindeki ilçeleri kadar, çok yakınındaki yunan adaları da bir o kadar güzel. Adalar kışın nispeten hareketsiz ve sıkıcı olsa da, baharda ve yazın bir o kadar eğlenceli ve hareketli. Adalara gidebilmek için shengen vizesi gerekli.

SAKIZ (CHIOS)
Çeşme'den yaz kış, yıl boyunca gidilebilecek rahatlıkla gidilebilecek, çeşmeye 1 saatlik mesafede, gayet güzel ve hoş bir adadır.  5. Büyük Yunan Adasıdır.  Sakız ağaçlarının çokluğundan dolayı adayı böyle adlandırıyoruz. Dünyanın en önemli sakız üretisidir ve adanın en büyük gelir kaynağıdır. Aynı iklime sahip Çeşme de de TEMA nın öncülüğünde 3000 in üzerinde sakız ağacı ekilmiştir.

Nasıl gidilir?
Sakız adası biletlerinizi Ertürk Lines, Turyol ve Ege Birlik firmalarının internet sitelerinden alabilirsiniz. Tüm yıl boyunca cumartesi ve pazar günübirlik gidebilirsiniz.  Yada cumartesiden gidip pazar akşamı dönebilirsiniz. Feribotun ücreti 25-30€ arasında. Feribotun tipine ve şirkete göre değişiyor. Mesela Ertürk'ün yavaş giden feribotu 25€ iken hada hızlı giden katamaranı 30€. Kışın yolcu sayısı az olunca iki tekne yolcularını birleştirip katamaranı çalıştırıyorlar. Yani yavaşa da bilet alsanız katamaranla gidiyorsunuz.

Gezilecek yerler
Sakız adasının merkezi de adayla aynı adla adlandırılır. Chios.  Merkeze yürüme mesafesindeki yel değilmenlerinizi görmeniz gerekir.  Sahil boyunca bulunan cafe ve restoranlar gayet güzel.  Yemek yemek için de türkiyeyle kıyaslarınca fiyatları gayet uygun. Fakat adaya olan türk akınından fiyatlar biraz yükseldi.  Maalesef euronun da agresif yükselişiyle eskiye göre fiyatların yükseldiğini söyleyebiliriz.  Burada tavsiye edebileceğim Delfinia. Eğer gece konaklayacaksanız akşam yemeği için sirtaki dinleyebileceğiniz, Sakız'ın yerlilerinin gittiği Hotzas (hocaz) taverna müziği, yemekleri ile ideal bir yer.  Geceleme için Chandris oteli tavsiye edebilirim. Adanın diğer bölümlerini araba kiralıyarak gün içinde gezebilirsiniz.  Kışın 25-30 euroya araba kiralanabilir.  10 euroluk benzinle de adayı turlayabilirsiniz.
Hotzas (hocaz)
   
             





Pirgi: siyah&beyaz geometrik desenli, taş ve kemerli evleriyle tam bir ortaçağ hissi veriyor.  Pirgi ismini meydanındaki kuleden alıyor.  Pirgos, kule anlamına geliyor.
pirgi
mesta sokakları
Mesta: korsanlardan korunmak amaçlı yapılmış bir ortaçağ kale köydür.  Köye giriş ve çıkışlar güvenlik amaçlı sadece iki kapıdan yapılmaktaymış. Birşekilde düşman içeri girse bile köyün labirent şeklindeki mimarisinde kolayca kaybolup köy sakinleri tarafından kolaylıkla alt edilirlermiş.

Mesta ve Pirgi'den sonra, merkeze dönerken volkanik püskürme sonucu oluşmuş Mavra Volia sahiline uğrayın.  Her taraf siyah çakıl taşı.  Dalgaların taşları hareket ettirmesiyle çıkan ses insana keyif veriyor.

Mavra volia yakınındaki Emporios koyunda yemek yiyebilirsiniz.

Eğer adada birkaç gün tatil için kalacaksanız denize girmek için komi beach ve Karfas' ı tavsiye ederim.

Sakız adasında Mytos bira denemeden, deniz ürünleri ile ouzo içmeden, sakız likörü denemeden, soğuk bir frappe yudumlamadan dönmeyin.

SAMOS:
Yaz sezonunda Kuşadası ve seferihisardan gidilebilecek en pratik ve güzel alternatiflerden bir diğeri de Samos yada bizdeki diğer adıyla Sisam adası.  Seferihisar, Gümüldür ve Kuşadasından çok net gördüğümüz Yunan adası.  Ülkemize en yakın olduğu nokta sadece 2-3 millik mesafe ile Dilek yarımadası Milli Parkıdır. Ulaşım nisan ayından ekim sonuna kadar Kuşadası Ege Port Scala Nuevo, yani cruise gemilerinin yanaştığı limandan her gün sağlanır.  Yine 1 saatlik bir yolculuğun ardından Samos'un Vahti limanına varabilirsiniz. Feribot firmaları Meander Travel ve Barel Travel ücretleri ise tek yön alınırsa 40€ gidiş geliş ise 60€. Yazın dev gibi cruise gemilerinin arasında ceviz kabuğu gibi kalan teknelerle hareket etmek oldukça hoş bir tecrübe.

Vahti nin küçük bir çarşısı ve yine her yunan adasında olduğu gibi sahil kordonunda cafe ve restoranları bulunur.
Samos yazın deniz ve güneş yapmak için çok uygun bir ada. Adanın güney kısmına düşen Vahti'de limana yürüme mesafesinde güzel plajlar bulunur. Gagou beach bunlardan bir tanesinir.  Burdaki otelin restoranını ve plajını kullanabilirsiniz. Giriş ücreti yada şezlong, şemsiye parası söz konusu bile değil.  Sadece yiyip içtiğinizi ödüyorsunuz.  Fiyatları da gayet makul.       


Gagou Beach

           



İzmir'den başka bir Samos alternatifi de Seferihisar'dan başlamış olan Sığacık-Karlovası seferleridir. Samos Star isimli feribotla yaz ayları kuşadası-vahti güzergahına farklı bir alternatif.  2017 için feribot fiyatı 29€ gibi çok da makul bir fiyata.  Tek handikapı yolculuğun daha uzun, 2 saat sürmesi.  Fakat feribot büyük ve güvenli. Deniz yolculuklarını seven ve özleyenler için keyifli bir seyahat. Karlıovası  Samos'un kuzeyinde kalıyor.  Ben ordayken deniz çok hırçın ve dalgalıydı. Biz de deniz yerine bol bol adayı gezdik. Gerçi gezimiz de 15 ağustos Meryem Ananın föğe yükseldiği güne denk geldiği için yunanistanda dini tatildi ve çoğu dükkan kapalıydı. Siz buna dikkat edin :)

  


Samos ayrıca ünlü matematikçi ve filozof Pisagor'un doğduğu ada. Fırsat bulursanız onun adını taşıyan Pythagoria köyününde ziyaret edebilirsiniz.  Samostan alınabilecek ilginçbir hediyelik de Pisagor'un tasarladığı adalet kupasıdır. Bu kupanın altında bir delik bulunur.  Belli bir seviyeye kadar doldurulduğunda bir sıkıntı yok fakat bu seviye geçildiğinde içindeki bütün sıvı alttakş delikten akıp gider.  Anlamı da eğer elimizdekilerle yetinmezsek, çok daha fazlasını istersek elimizde olanı da kaybederiz.

PATMOS
Yine Kuşadasından Meander turizm ile geçilebilecek küçük hoş bir yunan adası. Adanın önemi, Hz İsa'nın havarisi Aziz Yahya (st John), Pagani Roma imparatoru Domitian tarafından Patmos'a sürgün edilmiş. Aziz Yahya da İncilini (Apocalipsis) bu ada da yazmış. Adada Aziz Yahya adına inşa edilmiş bir klise de bulunuyor. Çok dindar Hristiyanlar bu önemi nedeniyle adayı ziyaret ediyorlar.  Aziz Yahya'nın mezarı da Selçuk da St John bazilikasında bulunuyor.

KOS
Ekim ayındaki 2 gün 1 gecelik Kos gezintim sonrası favori adam oldu. Bodruma sadece 20 dakikalık uzaklıkta. Yıl boyunda bodrumdan feribotlar var. Kış sezonunda bodrum cruise limanından yaz sezonunda Turgutreis’den geçilebilir. Bodrumun da İzmir’e iki ikibuçuk saat mesafede olduğunu düşünürseniz, ctesi sabahından gidilip Pazar akşamı rahatlıkla dönebileceğiniz bir haftasonu tatili planlayabilirsiniz. Biletler gidiş dönüm 30-35 euro civarında. İlk gün adanın merkezini ikinci gün de araba kiralayıp adanın diğer kesimlerini gezmeniz mantıklı. Fiat Panda tarzı araçların kirası günlük 30 euro ve yakacağınız benzin de 10 euro. Birçok yerden temin edebileceğiniz ada haritaları ile yolunuzu kolaylıkla bulabilirsiniz. Zia köyü, Asklepion (sağlık kopleksi) ören yeri, Kefalos, Mastikari gibi köylerini görebilirsiniz.

                       



Kos tıbbın babası Hipokratın doğum yeri. Merkez’deki meydand aHipokratın ağacını ve Osmanlı eserlerini ve çarşısını gezebilirsiniz. Merkezdeki plajlardan da denize girilebiliyor. Denizi bir harika.
İzmir’den Sakız ve samos adalarını görenler için öncelikli tavsiyem Kos adasını da görmeleri.  Kos ile ilgili daha detaylı bilgili bloğumdaki Kos bölümünde görebilirsiniz. Linki  :
https://geziuzerine.blogspot.com.tr/2016/12/kos-istankoy.html
Yine Bodrumdan ulaşılabilecek diğer adalar da Kalimnos ve Leros. Bu adaları henüz gezemedim ama yapılacaklar listemde. Özellikle Kalimnos için en güzel yunan adalarından biri olduğu söyleniyor. Bodrumun 70’li 80’li yıllarını andırıyormuş. Yani betonlaşmamış ve kalabalıklaşmamış halini.


3 Ocak 2017 Salı

İzmir Çevresindeki Lezzet Duraları

İzmir’in lakabı Güzel İzmir nerden gelir tartışılır. Şehirden mi? Kızlarından mı? Havasından mı? Bence hepsi.  Ama özellikle İzmir’in çevresi çok güzel. Deniz, doğa, tarih her şey mevcut. Kışın haftasonları AVM lere tıkılmaktansa, güneşli günü bol izmir’in etrafındaki ilçelerine gitmeyi tercih ederim. Buralardaki çay bahçeleri, restoranlar, semt pazarları, dükkanları gezmek, yöresel lezzetleri yerinde tatmak lazım. Pazar demişken en iyi İzmir Kent pazarlarını sayalım.
Pazartesi: Bergama Pazarı
Salı :Tire Pazarı. Türkiye’nin en iyi pazarı denebilir. İzmir ve Kuşadası’ndan  turlar düzenleniyor. Salı günleri Dikili, Mordoğan ve Foça’da da Pazar kuruluyor.
Cuma :Seferihisar pazarı. Aynı gün Bayındır ve Urla’nın da pazarları kuruluyor.
Cumartesi :Selçuk ve Ödemiş pazarları da gezilmesi gereken pazarlar. Ayrıca Alaçatı’da da pazar kuruluyor.

Şimdi de asıl konumuz İzmir etrafında yemek yiyebileceğimiz en iyi 10 yeri tavsiye edeceğim.

1-Kuyu Kebapçı Ali Usta –Tire          Tire’de sabahları kuyu tandırı yemek eski bir alışkanlık. Tarlada çalışan işçiler, çiftçiler sabah erken çalışmaya giderken protein ihtiyaçlarını karşılamak için sabahları tandır yerler. Tanırın akan yağı ve pirinçle yapılan çorba da gayet lezzetli ve besleyici. Sabah erken tüketimi başlandığı için tandır öğlene doğru tükeniyor. O yüzden saat 12 den önce tandırınızı yemeniz konusunda sizi uyarırım.
           

2-Ödemiş köfte -Ödemiş   Ödemiş meydanda köfteciler gözünüze çarpacak. Benim favorim Hurşit. Köfte ve köpüklü ayranı gayet doyurucu ve lezzetli

3-Selçuk köftecisi -Selçuk:  Yolunuz Selçuk merkezine düşerse öncelikle denemeniz gereken yer Selçuk Köftecisi. Tavuk, köfte, pirzola,  biftek ızgaralarını, çeşit çeşit salatalarından azar azar hepsinden denemenizi tavsiye ederim. Üzerine de atom dedikleri tahinli fındıklı keşkülü de tatmalısınız.  Tel: 02328926696


4-Balıkçılar Kahvesi –Kuşadası :  Kuşadası Ege Port  limanının yanında, balıkçıların üstünde deniz manzaralı, yazın cruise gemilerine karşı, rakınızı veya biranızı balığınızla yudumlayabilirsiniz. Bir yanı kahve bir yanı da yemek yiyenler için restoran. Alkollü, salaş ama gayet nezih bir yer. En son Savaş Ay ile denk gelmiştik. Her türlü balık isteğe göre ızgara yada mangalda pişirilir. Ayrıca balık ekmek de söyleyebilirsiniz. İsteyen balığını yanında getirip (alt kattaki balıkçılardan alıp) pişirme ücreti(kg si 10 tl) karşılığı balığını pişirtip yiyebilir. Eğer aranızda balık istemeyen bulnuyorsa, mekanda taze gözleme, yada et ızgara seçenekleri de mevcut.
5-Kasap Ahmet Çöp Şiş –Ortaklar :  Aydın - Selçuk arasında, Ortaklardan geçerken yolun sağı solu çöp şişçiler dikkatinizi çeker. Hafta sonları bu restoranlar full dolu oluyor. Çöp şiş Efes antik kenti sakinlerinin bölgede bol bulunan sazlıklardan elde ettikleri kargılarla et, balık pişirme adetlerinden günümüze kadar gelmiş. Yani yörede binlerce yıldır uygulanan bir pişirme yöntemi.  Özellikle hafta sonu bu bölgede olanlara Kasap Hasan ‘ı tavsiye ederim.
6-Kısmet Pide –Nazilli : Pideyi sevmeyenimiz yoktur. Açıkçası Nazilli’de nerde pide yesem gayet güzeldi .Fakat Kısmet Pide’yi keşfettikten sonra başka yere gitmenin gereksiz olduğunu gördüm. 3 katlı pide salonu mu olur? Ve de her katı full dolu. Bu taraftaysanız aklınızda olsun.  Tahinli pidesini de deneyin.
7-Obam –Nazilli:Biraz izmir’den uzaklaştık ama Obam kuzu tandırdan bahsetmeden edemeyeceğim. Kuşadası, Denizli’den buraya geliniyor. Mekanda alkol yok. Gram üzeinden tandırınız ayıklanmış olarak masanıza geliyor. Mezeler her daim taze. Benden söylemesi. Aklınızda olsun.

8-Karina Balık Restoran –Söke : Söke, Güllübahçeyi geçinceeski Rum köyü Doğanbey’i geçince sahilde balıkçıları görünceye kakar kıyıyı takip edin. Yolun bittiği noktada Karina’ya rastlıcaksınız. Salaş bir balıkçı. Burası eskiden Gümrük müş. Şu anda nöbet tutan askeri birliği görürsünüz. Nöbetçi askerle muhabbet de edersiniz. Zaten karşımız samos adası. Samosun Türkiye’ye en yakın soktası burası. 2-3 mil uzakta.  Keyifli bir deniz mahsulleri ziyafeti çekebilirsiniz. Tel: 05337442134 Hakan Bey
Karina Balık Rest.

9-Çığırtma Ev Yemekleri –Bergama :Bergama’ya yolum düştükçe pide, köfte yerim. Hatice Hanım tarafından işletilen Çığırtma ‘yı keşfedince müdavimi oldum. Öğle paydosundaki çevrede çalışan memur, bankacılar mekanı dolduruyor. Eğer kalabalık gidecekseniz telefon açmanızı öneririm. Özellikle yabancı misafirlerimi buraya götürürüm. Sadece kebap yada turistik açık büfeler yerine gerçek türk yemeklerini yeme şansı olduğu için.  Tel: 05333970991 Hatice Hnm

10- Deniz Cafe –Eski Foça : Hafta içi güneşli günlerde kafa dinlemek için, toplu taşıma (izban ve otobüs) ile de çok rahat gidilebilecek bir yer Foça. Burada deniz mahsulü olarak Deniz cafede tartar soslu kalamar ve balık ekmeği tavsiye ederim. Mekanda alkol satışı yok. Onun dışında lezzet 10 numara.

2 Ocak 2017 Pazartesi

İzmir'in Lezzet Durakları

Dışarı çıkınca, farklı bir yere gidince en büyük sorun yemek yemek için güvenebileceğin mekan. İzmir’in farklı noktalarında, bildiğim ve de öncelikli tercihlerimdem olan 10 tane farklı yeri paylaşmak istedim. Bence sizin de buralara yolunuz düşerse kesinlikle denemelisiniz, hatta yolunuzu özellikle bu mekanlara düşürün.  Temizlik, lezzet, ekonomi arayanlar pişman olmazlar...

1-Ciğerci Çorbacı Lefter, Menderes.   
Menderes’in çarşısında bulunan küçücük bir dükkan. Menderes Belediyesinin hemen karşısında. Her ne kadar ciğeri ile meşhur olsa da benim favorim kelle paça çorbası. Eğer sabah erken younuz Menderes’e düşerse, yada Menderes üzeri Kuşadası, Gümüldür taraflarına gidiyorsanız, burda bir kelle paça için derim. Terbiye yapılmadan, yani un kullanılmadan, has kelle ve paça kullanılark yapılan çorba şu soğuk kış günlerinde sizi kendinize getirir. Tam da Canan Karatay hocanın istediği gibi.


2-Dilli Kaşarlı, Çağdaş Büfe, Bostanlı
İsminizi ilk kez duyunca ben de şaşırdım. Dana dili sevenlerin bayılacakları bir şey. Haşlanmış ve eritilmiş kaşar ve baharatlarla harmanlanmış sandiviçin lezzeti anlatılmaz yaşanır. Yalnız saat 12:00 yi pek geçirmemek lazım. Çünkü bu saatlerde tükenmiş oluyor.


3-Kartal Kokoreç, Çamdibi
İzmirliler’in kokoreçi ne kadar sevdiği aşikardır. Ben de sakatat aşığı olarak iyi kokoreçe asla hayır demem. Çamdibindeki Kartal Kokoreçi size Türkiye’nin en iyi 10 kokoreçsicidinden biri diye söylesem yeterli. Gerisi size kalmış…

4- Cimbom Söğüş, Kemeraltı.
Söğüş haşlanmış dana, kuzu kellesinin dil, yanak, beyin kısımları ile yapılan soğuk dürüme denir. Görüntüsü pek alışılmadık gelse de tadını alan vazgeçemez. İzmir’de sabah bile işe giderken insanların aldığını görebilirsiniz. Sakatatın tavsiye edildiği şu günler de söğüşün de cazibesi artıyor. Her yerin sakatatına güvenemem diyenler Kemeraltı’nda CimBom Söğüş’e uğramalılar.


5-Bergama Köftecisi, Şirinyer
Sahibi komşum da olan, lezzetini yıllardır muhafaza eden, İzmir’in en iyi köftecisi diyebilirim. Servis,Hijyen,lezzet on numara.  Kaşarlı ve acılı köftesini denemelisiniz.  Prensipli bir mekandır. Halen kredi kartı geçmez ve servis öğle saatinden sonra biter. Yani geç kalmayın !!!

6-  Denizkızı Midye ve Balık Sarayı, Kemeraltı
Kemeraltı balık halinin yanında, gerçi hal yıkıldı, çeşitli midyeciler ve balık ekmekçiler var.  Her ne kadar midye İzmir’de yenir desem de yapanlar Mardinliler J Burada midye dolmayı sıcak sıcak ve de irili ufaklı boylarda bol limonlu deneyebilirsiniz. Balık çeşitleri de oldukça taze ve makul. Yolunuz Kemeraltına düştüyse, kebaptan başka bir alternatif arıyorsanız burda balık yemeden gitmeyin. Yanında da benim favori içeceğim şalgam tabiki de…

7-Ankara Dönercisi, Kemeraltı
Milli yiyeceğimiz döner. Her köşebaşı dönerci olmasına rağmen heryerden güvenip döner yiyemiyoruz. Döneri ilk kızartılmaya başlandığı zaman ve de akşam yemeyi tercih etmem. Çünkü ilk pişen kısımlar yanık yada çiğ olabiliyor. Akşam da dönerin bütün gün ısınmış, üstünde bakteriler üremiş olma ihtimalinden yemeyi tercih etmiyorum.  Bildiğim ve de sürümü çok olan yerleri tercih ediyorum.  Kemeraltındaki Ankara dönercisi, gün içinde defalarca taktığı kocaman çaptaki döneri çok kısa sürede bitiriyor. Lezzeti de ayrı…

8-Hakan Çorba, Balçova
Balçova tarafına yolunuz düşerse, 24 saat açık bir çorbacı ararsanın Hakan çorbayı denemeden geçmeyin.  Mekanın asıl tavsiye edeceğim ürünü tandır. Sade veya pilav üstü tandır gayet lezzetli.


9-Ferhat Büfe Balık Ekmek, Güzelbahçe
Haftasonu deniz havası almak isteyenler, Güzelbahçe balık hali yanındaki salaş fakat bi o kadar popüler balık ekmekçiye uğrasınlar.  Ekmek arası, porsiyon, midye bulabilirsiniz. Hafta sonları çok sıra oluyor. Sabırsızların canı sıkılabilir. Ona göre davransınlar.

10-Fıstık Baklava, Alsancak, Karabağlar, Çiğli, Bornova, Nalıdere

Özsüt, Bolulu Hasan usta gibi markaları çıkartan İzmir’in bence baklava üzerine en iyi markası Fıstık. Fıstıklı yada cevizli baklavaları, şöbiyetlerinin kalitesinin üstüne tanımıyorum. Hem paket hem de dükkanında bu lezzeti tadabilirsiniz. İsteyen de kaymaklısını denesin. Lezzeti katlasın, kalorileri de…

https://www.turquiahora.com/blog/turkish-souvenirs-evil-eye-turkish-coffee-turkish-tea-backgammon-raki-turkish-delight-baklava

30 Aralık 2016 Cuma

Buca Kaynaklar Köyü


2016'nın son günleri İzmir'de hava çok soğuk. Etrafımıza epeyce kar yağdı.  Teleferik bile bembeyaz.  İzmir Buca' nın Kaynaklar köyü de beyaza bürünmüş.  Uzun zamandır gitmediğim Kaynaklara kar görmeye gittim.  Her ne kadar dün yağan yağmur köy merkezindeki beyaz örtüyü kaldırsa da, biraz     daha yukardaki tepelerde beyazlık başlıyor.


Kaynaklar Buca'ya 12 km, Konak'a 20 km.   Otoban ile Bornova, Karşıyaka ve Gaziemirden de ulaşmak çok rahat.  Yol üstünde çeşit çeşit kahvaltıcılar, et restoranları açılmış.  İzmir merkeze bu kadar yakın ve orman doğa içinde güzel bir alternatif.  Fakat yazın hafta sonları buraları tahmin edemiyorum.  Çok kalabalık olur. Bahar aylarında, hafta içi günübirlik kaçamak için şahane olsa gerek.

Hava gerçekten soğuk olduğu için Kaynaklar merkezdeki dere kurumuş, ağaçlar soğuktan donmuş doğa uykuya dalmış.  Bin yıllık çınar ağaçlarının olduğu meydan bomboş. Fakat kahve ve kafelerde köyün yerlileri çay ve sohbetteler. Baharda burası yemyeşil ve şırıl şırıl akan suyla huzur verici.
              

Meydandan biraz yukarı çıkınca boş tezgahları takip edince 2014 yılında Datça'da balık avlamak için dalıp sığ su bayılması nedeniyle vefat eden milli dağcı Emrah Özbay için yapılmış heykeli görürsünüz.  Hemen arkadındada onun adına yapılmış çeşme.  Eskiden buraya su doldurmak için gelirdik. Çeşmede su yok.  Kardan, buzdan olsa gerek. Bu yolu devam ettirince kamp alanına varılıyor.  Kamp için uygun iki adet kamp alanı bulunuyor.

        

Köy merkezindeki kasaplardan taze et ve fırınından köy ekmeği alınabilir.

İzmir merkeze bu kadar yakın mesafede, şehrin kalabalığından uzaklaşmak için ideal bir yer Kaynaklar. Topluntaşıma ile için Buca Üçkuyukar meydanından dolmuşlar kalkmakta